26 Mayıs 2020 Salı

Sergen Yalçın'ın Galatasaray'daki 1.5 yılı ise her şeye rağmen oldukça başarılıydı


Sergen Yalçın'a "kariyerinde yaptığı en büyük yanlışlar" sorulduğunda, 99 / 2000 sezonu başında Fenerbahçe'de kiralık olarak forma giymek der mi? Çünkü o sezonun Ocak ayında Galatasaray'a kiralık olarak gelmiş ve Uefa Kupası'nı kaldıran takımın içinde yer alamamıştı. Nedeni de Fenerbahçe formasıyla oynadığı MTK Budapeşte maçı. O dönem Avrupa'da herhangi bir maçta boy gösterdiğin an aynı sezon içinde 2. bir takımla Avrupa maçı oynayamıyordun. Bu yüzden de Uefa kadrosunun içinde yer almadı.

Sezon başında da Galatasaray'ın teklifi olmasına rağmen Fenerbahçe'yi tercih etmişti. Fenerbahçe'de işler istediği gibi gitmedi ve Ocak ayında Galatasaray'a geldi. Hagi'yi biraz daha nefeslendirmek ve önemli maçlara saklamak adına iyi bir hamleydi. Seviyeye bakar mısınız, Hagi'ye alternatif olarak, o pozisyonun en iyi Türk futbolcusunu transfer ediyorsunuz. Sergen Yalçın'ın Galatasaray formasıyla daha uzun bir kariyeri olsun isterdim. Toplamda 1.5 sezon forma giydi ve istatistikleri gayet iyiydi.

99 / 2000 sezonunda yarım sezon kaldı ve 18 maçta 4 gol 7 asisti vardı. Çoğu maçta 45. dakikada oyuna girdiğini görürsünüz. Genellikle Hagi fişi çeker ve yerini Sergen Yalçın'a bırakırdı. Ya da Hagi dinlendirilir, Sergen Yalçın'la oynardık. Bu rotasyonu oldukça seviyordum ve ciddi katkı almıştık. Galatasaray'da devam etmesini de isterdim. 2000 / 2001 sezonuna girerken bu sefer Trabzonspor onu kiralamıştı. Takımın başına da kendisini çok seven Lucescu geliyordu.

Galatasaray'daki 2. dönemi de 2001 / 2002 sezonu. Hagi takımdan ayrılmıştı ve onun boşluğunu doldurmak adına Sergen Yalçın yine kiralandı. O dönem Hagi'nin pozisyonuna birçok futbolcu alsak da, bence en iyi katkıyı Sergen Yalçın vermişti. 27 maçta 9 gol 10 asisti bulunuyordu. Şampiyonlar Ligi'nde de 8 maçta 2 gol 2 asistti. Şubat ortasından itibaren de oynayamadığını, sezonu kapattığını belirtelim. Ciddi bir sakatlık yaşamıştı. Eğer sezonu tamamalayabilse bu rakam çok daha çılgın noktalara gelirdi.

2002 / 2003 sezonunda Beşiktaş'a bonservisiyle birlikte gitti ve Lucescu'yla orada tekrar buluştu. 100. yıl şampiyonluklarının da en önemli isimlerinden biriydi. Galatasaray'da da devam edebilirdi ama o gün Beşiktaş'a kayıtsız kalamadı ya da biz çok istekli değildik. Fatih Hoca kendisini çok sevse de bazı dönemler yıldızı pek barışmaz. Beşiktaş'ta sonuçta onun yuvası, tercihi bu yönde olmuştu. Galatasaray'daki 1.5 yılı ise her şeye rağmen oldukça başarılıydı.

4 yorum:

  1. bence ülke futbolumuzun en abartılı ismi. tamam yetenekli ona lafım yok ama çok iyi oynadığı kaç sezon var ? damga vurduğu kaç sezon var ? 3 bile değildir. yani iş yapmadıktan sonra napayim öyle yeteneği. emre mor da müthiş yetenekli ama faydası yoksa boş oyuncu işte. bjk'de messi vardı bi tane, 15 yaşında barcelona istiyordu, onu da övelim çok yetenekliydi. hatta çok oyuncu var böyle. sergen'i direkt bunlarla aynı kefeye koymuyorum tabi ama inanılmaz abartıldığını düşünüyorum. çünkü işte imzası attığı sezonlar çok az. hele milli takım ? kaç tane maç almış orada ? kişiliği biraz farklı ve sempatik diye bu kadar abartıldi heralde

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yetenekli işte olay o. İstediğinde sürüklüyor, çoğu zaman istemiyor. İstemediği için de seviye burada kaldı işte. Yoksa potansiyel çok daha yukarısıydı. Emre Mor farklı yalnız, o bambaşka örnek. Sergen Yalçın kendini kanıtladı, Emre Mor farklı olay.

      Sergen Yalçın'ın istediğinde neler yaptığını, hangi maçları kazandığını gördü bu gözler. Bu istikrarı gösterememesi mesele işte.

      Sil
  2. İkinci döneminde sakatlığı olmasa daha derin bir etki bırakırdi bizde ve taraftar ve yönetim daha sıkı tutabilirdi kendisini. Bizim efsanelerimizden birisi bile olabilirdi uzun yıllar oynayıp.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bayağı da iyi rakamları vardı ve ciddi anlamda taşıyordu takımı.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir