19 Mayıs 2020 Salı

Popescu'yla birlikte stoper tandeminin kitabını yazıyorlardı


Uefa Kupası'nı kazanan kadroya bakınca, "bazı isimler de orada olmalıydı" diye düşünürüm. Bu bir süreç çünkü, sadece o sezona odaklanmamak lazım. 4 yıllık birlikteliğin getirisi. O 4 yılın belli dönemlerinde de takım içinde olan ve önemli katkı sağlayan futbolcular vardı. Kimi için de, getirdiği bonservis bedelleriyle ertesi sezonlara ışık oldu diyebiliriz. Filipescu da bu futbolcuların başında gelir. Uefa Kupası kadrosunu gördüğümüzde genellikle Tugay Kerimoğlu üzerinden düşünülse de, Filipescu ve Adrian Ilie gibi isimleri de orada görmek isterim. Bu yapılanmanın önemli ayaklarıydı.

96 / 97 sezonuna girdiğimizde, özellikle de Hagi transferi sonrası başlayan bir Romanya ekolü vardı. Sezon başladığında takımda olan tek Romanyalı Hagi olsa da, 2-3 ay içinde Filipescu ve Adrian Ilie de onlara katıldı. Van Gobbel'le sezona başlayıp, onun ayrılığı sonrası Filipescu'ya dönmüştük. Knup hayal kırıklığının hemen sonrası da Adrian Ilie'ye geçiş yaptık ve takımın seviyesi yukarı çıkmaya başlamıştı. Hagi, belli bir yaş olgunluğunda gelse de, Filipescu ve Ilie o dönem için genç futbolculardı. Kazanımları da çok büyük oldu.

Filipescu'nun da hakkının tam anlamıyla verildiğine inanmam. Çok konuşmuyoruz, doğal olarak Hagi / Popescu gibi isimler ön planda ama Filipescu da değerli bir futbolcuydu. Fatih Hoca'nın jokerleri diye bahsederim ya, Filipescu da o isimlerin başında. Galatasaray'a geldiği ilk sezonda ağırlıklı olarak orta sahanın sağında oynuyordu. Aynı sezon içinde stoper, ön libero ve libero gibi de izlemiştik. Toplamda 29 maçta 5 asisti vardı. 96 / 97 sezonunda kalite mesajını gayet iyi vermişti.

97 / 98 sezonunda da joker halinin dibine kadar indik. Bu sefer de ağırlıklı olarak sağ bek oynadı. Yine stoperde, orta sahanın sağında ve solunda maçları var. 29 maçta 1 gol 3 asist yapmıştı. Sakatlık ve mahkeme süreci nedeniyle kaçırdığı maçlar olsa da, sahada olduğu her an görüntüsü oldukça istikrarlıydı. Kötü oynadığı maçı da pek hatırlamam. Belli bir çizgiden aşağı asla inmezdi ve gelişimi de bu doğrultuda oldu. Galatasaray'da kalsa eminim ki Uefa Kupası kazanılırken ismi altın harflerle yazılacaktı.

98 / 99 sezonu ise bana göre zirvesiydi. Galatasaray'da yarım sezon forma giymişti ve Şampiyonlar Ligi'nde bana göre müthiş iş çıkardığımız sezonun en iyilerinden biriydi. Artık stoper gibiydi, Popescu ile birlikte müthiş bir tandem oluşturdular. Galatasaray'da 19 maçı var ve yine sahada olduğu her an müthiş iş çıkardı. 1.87 boyu vardı, fizikli bir futbolcuydu. Top tekniği, oyun aklı muazzam, sertliği de olan bir savunmacı. Onun için çok fazla kusur bulamam. Popescu'yla birlikte stoper hattını oluşturduklarında geriden oyun kurmakta kitap yazabilecek, tekniği ve aklı üst düzey yapı oluştu.

98 / 99 sezonunun Ocak ayında onu 3.5 milyon avro'ya Real Betis'e sattık. O dönem için iyi bir rakam. Adrian Ilie için de ciddi bir bonservis geliri elde etmiştik. Tabii bu isimlerin yerini doldurmak hiç kolay olmadı. Filipescu yerine ertesi sezon Capone geldi diyebiliriz. O çizgiyi tutturdu, yine istikrarlı bir futbolcu ama Filipescu bambaşka bir seviyeydi. Uzun yıllar da Betis forması giydi ve orada da başarıları var. 

2 yorum:

  1. Yaşı kaçtı bilmiyorum ama uefayi kazanan takımda olsa futbol tarihinde daha bilinen bir futbolcu olabilirdi.

    YanıtlayınSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir