31 Mayıs 2020 Pazar

Riekerink'ten beklentim gemiyi bir şekilde karaya yanaştırmasıydı


2015 - 2016 sezonu Galatasaray için olabildiğince kötüydü. Uefa'dan "Avrupa'dan men" cezası yedik ve ligde Avrupa katılım hakkı alamadığımız için de Türkiye Kupası finali ayrı bir önem kazandı. Kupa kazanmak Galatasaray'ın en büyük alışkanlığı olsa da, o gün akıllar farklı noktadaydı. Kupa kazanmak kadar, Avrupa da Galatasaray'ın büyük bir alışkanlığı. O gün katılım hakkı elde edemesek, sanki cezayı 2 yıl çekiyormuşuz gibi olacaktı ve ertesi sezona yansıyacaktı.

Hamza Hamzaoğlu'yla başlayan, Mustafa Denizli'yle devam eden ve Riekerink'le biten bir sezon. Riekerink göreve geldiğinde ondan beklentim gemiyi bir şekilde karaya yanaştırmasıydı. O nokta da "Avrupa'ya katılım hakkı". Ligde bu olmadı, ilk etapta yine istikrarsız ve kötü sonuçlar geldi. Türkiye Kupası'nda ise finale kadar yükseldik ve daha iyi maçlar çıkarıyorduk. Bir anda hedef haline geldi ve Galatasaray'ın kupa kazanma alışkanlığı yine ortaya çıktı.

Sezon içinde sakatlıklar, maç seçmeler gibi durumlar da yaşıyorduk. Eksikler vardı, zaten kadro olarak da yetersiz düzeydeydik. Yine de o ortamda Riekerink'in birkaç iyi dokunuşu oldu. Emre Çolak'ı aldı ve orta sahanın göbeğine çekti mesela. İyi de katkı alıyordu. Sinan Gümüş'ü sağa yazdı, Denayer'i stopere çekti, Semih Kaya'yı o da sağ bekte denedi. Elinde olanı iyi şekilde kullanmaya çalıştı ve sezonun son dönemini iyi geçirdi. Bu da Galatasaray'a Türkiye Kupası'nı getirdi.

Fenerbahçe ise o sezona müthiş yatırımlarla girmiş ve kadroyu neredeyse sıfırlamıştı. Birçok iddialı transferleri var, büyük paralar harcandı. O harcamaların neticesinde şampiyonluk beklense de kazanamadılar. Bu final de onlar için en azından Galatasaray'ı zora sokmak ve ateşe sürüklemek anlamına geliyordu. Burada da kaybetmiş olmaları onlar adına sezonu çok daha büyük bir hayal kırıklığına dönüştürdü.

Muslera
Semih Denayer Balta Carole
Çolak Selçuk
Sinan Sneijder Yasin
Podolski

Galatasaray'ın 11'i bu şekilde. Çıkabilecek en iyi 11 olduğunu düşünüyorum. Maça da hızlı başladık ve pozisyonlar buluyorduk. Özellikle de duran top konusunda son yılların en önemli çalışma örneklerini gördük. Kornerden attığımız gol de organizasyon neticesinde geldi, ondan önce bir kornerde daha etkili olduk. Yine aynı şekilde kullandığımız serbest vuruşta da müthiş bir organizasyon vardı. Bu da maça ne kadar iyi hazırlandığımızı gösterir. 

Podolski de çok hırslıydı. Maç seçmeyi sever ve bu maçı olmazsa olmazı olarak gördü. 1-0'ı bulduktan sonra da oyunu iyi tuttuğumuzu düşünüyorum. Fenerbahçe'nin büyük bir baskısını hissetmedik ve istediğimizi aldık. Şu kadroda tek önlem adı altında yapılan hareket, Volkan Şen karşısındaki Semih Kaya. Emre Çolak / Selçuk İnan orta sahasıyla oynuyoruz, fizik olarak küçük kalsak da, olabildiğince iyi oynanan pas oyunu vardı. Emre Çolak da oyunu hızlandıran, bizi ileri taşıyan isimdi.

2 yorum:

  1. Aşırı bir beklenti olmayan sezonun sonunda elde bir kupa olması güzeldi. Emre Selçuk orta sahası da cesur bir ikili...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Pas oyunu oynayacağım diyerek bu hamleyi yapmıştı.

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir