2 Mayıs 2020 Cumartesi

Sneijder'in merhabası, Fatih Hoca'nın yaktığı ateş ve geri dönüşlerin hastası oluşumuz


Geri dönüşlerin hastasıyız. Çünkü şampiyonluk yolundaki en önemli mesaj bu geri dönüşler. Fatih Hoca dönemlerinin de olmazsa olmazı. Görece kolay gördüğün, kazanırım diye düşündüğün maçlarda dahi geri düşüp, zorlanırsın. Bunun da birçok örneği var. 2012 / 2013 sezonunda, sahamızda 4-2 kazandığımız Orduspor maçı da böyleydi. İlk yarının sonunda 2-0 geriye düşmüş ama 2. yarıda 4-2 kazanmayı bilmiştik. İçinde de birçok hikaye bırakarak.

Cluj maçı kaynaklı bozulan bir zemin vardı. Özellikle de Ocak - Şubat - Mart aylarında zemin kaynaklı sorun yaşayabiliyorduk. Takımın kalitesine bakınca üst düzey ayaklar var ve topa sahip olma oyunu oynamaya çalışıyorsun. Zemin ise sana belli oranda izin veriyor ve en rahat olman gereken ortamda dahi sıkıntı yaşıyorsun. Bir de o dönemde yeni yeni 4-4-2'den 4-1-2-1-2'ye dönüş vardı. Sneijder / Drogba sonrası da uyum dönemi oldu ve Şampiyonlar Ligi derken fikstür de sıkışık.

Orduspor karşısında ise 4-1-3-2 gibi bir formasyonla oynamışız. Bunun pek örneğini görmeyiz, olabildiğince hücumcu bir yapı bu;

Muslera
Eboue Dany G.Zan H.Balta
Selçuk
Hamit Sneijder Amrabat
Burak Drogba

Amrabat'ın varlığı seni otomatik olarak kanatlı bir oyuna itiyor. Melo da yok o gün ve Selçuk İnan orta sahada tek başına. Tabii Hamit Altıntop'un da orta saha özelliği var ve ona yardımcı görünüyor. Olabildiğince hücum demişiz ve ilk andan itibaren tüm riskleri almışız. Maçın da 15. dakikasında tarihte pek eşi benzeri görülmemiş bir gol yedik. Muslera topu dikiyor, Selçuk İnan'ın topuğuna çarpıyor ve gol oluyor. Sonrasında Galatasaray baskısı ve pozisyonlar var ama 45. dakikada Stancu penaltısıyla 2-0 geriye düşüyoruz.

Öyle bir kadro ki hamle yapmak da zor. Zaten tüm hücum risklerini almış. Sadece futbolcuların yerleri ile oynarsın ya da farklı bir kıvılcım gerekli. O kıvılcımı da Fatih Hoca yaktı aslında. Ergin Ataman da bunu çok yapar. Takımı ateşlemek adına teknik faul aldığını görürsünüz. Fatih Hoca da isyan etti ve hakem onu tribüne yolladı. Devamında Hasan Şaş da yanına gitti ve Galatasaray o kıvılcımı aldı. Yanan ateşle de 2. yarıyı süpürdük ve hak ettiğimiz bir galibiyet aldık.

Sneijder, 58. dakikada uzaktan müthiş bir gol atarak, Galatasaray'daki ilk golünü attı. 68. dakikada Burak Yılmaz'la 2-2'yi bulduk, 71. dakikada da yine Burak Yılmaz'la 3-2'yi. Burak Yılmaz da o dönem için büyük bir kozdu. Her an pozisyonun içinde ve seni geri döndürüyordu. 78. dakikada da Selçuk İnan'in imza gollerinden biriyle 4-2 kazanmış olduk. Maçın genel hakimiydik. 2 gol yedik belki ama Orduspor'un en fazla 1 pozisyonunu sayarsınız. Galatasaray ise baskıyı bir an olsun bırakmadı. 2. yarıda ise ateşi daha da harladı.

4 yorum:

  1. Drogba ilk geldiğinde birkaç maç Burak sağ kanat denenmisti bu da onlardan biri sanırım

    YanıtlayınSil
  2. Gerçekten unutulmaz bir ruh ve istek vardı maçın 2. yarısında. Bu maçın 2017-2018 versiyonu ise Konyaspor maçıydı. Skor aynı olmasa da yine zorlanıp, ikinci yarıda müthiş baskı kurmuş ve son dakika golüyle şampiyonluk ateşini yakmıştık. Aynı şekilde geçen sezonki 1-0'lık Akhisar maçı. Galatasaray'ın en büyük şampiyonluk alametlerinden biridir son dakika golüyle kazanılan maçlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fatih Hoca dönemlerinde de bu istek arşa çıkıyor :)

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir