27 Ocak 2026 Salı

Bu isimleri rakip kaleye yaklaştırmanın yolu, doğru bir 6 numara transferinden geçiyor


Gabriel Sara'nın son haftalardaki grafiği çok iyi. Atletico Madrid karşısındaki iyi oyunu, Karagümrük karşısında taçlandırdı. 2 maçta da yükseldiği noktaya bakarsak, 4-3-3 formasyonunu görürüz. Galatasaray'ın bu kurguda daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Sara'nın 4-3-3 adına ideal bir orta saha olduğu çok açık. Özellikle de sağ içte oynarken. Bu 2 maçta da sağ iç orta sahaydı ve hücum etkisini gördük. Norwich günlerine dönünce, rakip ceza sahası içine koşuları ve attığı golleri konuşuşmuştuk. Galatasaray'da ise bundan uzaktı. Çünkü bu tarz isimleri rakip kaleye uzakta konumlandırıyoruz.

İlkay Gündoğan mesela. Derinde kullandığımız dönem, görece "kolay" maçlarda pas aksiyonunu iyi yönettiğini gördük. Peki futbolcunun en iyi olduğu nokta bu mu, elbette hayır. İlkay Gündoğan da rakip kaleye yaklaştığında etki arttırıyor. Onun da rakip ceza sahası içine koşuları var. Ya da rakip ceza sahası çevresinde, oyun aklıyla ön plana çıkar ve kilit açar. Osimhen'e kestiği ortada attırdığı gol gibi. Sen onu derine çekersen, ideal bir hamle yapmış olmuyorsun. Sadece o an için "geriden oyun kurabilme" tarafına yama deniyorsun.

Sara da bu şekilde. Hadi onun dripling özelliği var ve seni öne taşıyabiliyor. Ama bunun metrajı yükseldiğinde etkisi düşüyor. Her koşulda takımın en çok kilit pas istatistiğine sahip futbolcusuydu ama nice asisti yenildi. Gol tarafında ise "rakip kaleden bu denli uzak oynarken" sayıyı arttırması zor. Eleştireceğim tek yönü şutları olur, çünkü o konuda da çok iyiydi. Ama o tarafta da, Galatasaray'a gelen herkes köreliyor. Sara'yı ve İlkay Gündoğan'ı etkin kullanmanın yolu, onları rakip kaleye daha yakın oynatmak. Sara'nın Karagümrük'a attığı kafa golü için herkes "Alex golü" dedi. Oysa bu tarz kafa gollerini Norwich günlerinde atabiliyordu.

Bu isimleri rakip kaleye yaklaştırmanın yolu da doğru bir 6 numara transferinden geçiyor. Geriyi süpürecek, alan kapatabilecek ve topu da fena yönlendirmeyecek bir ismin varlığı şart. Torreira ve Lemina değişti, 4-3-3 gibi oynamaya başladık ve oyunun geldiği noktayı gördük. Bu söylediğim Torreira'yı yeme anlamına gelmesin. Performans olarak düşüşte, acilen toparlanması lazım ama kendine geldiğinde bu takımda yeri var. Çift 8'den biri o olur ve ön alan baskısını daha etkin kullanırsın. Torreira da rakip kaleye yaklaştığında gol / asist katkısını yükseltiyor. Geçen sezon o performansı gösterdi. İyi bir 6 numara transferi her şeyin başı.

Torreira'nın 8 numara olduğunu her fırsatta söylüyorum. Lemina, ideal bir 6 ama onu da ekonomik kullanmak gerekiyor. Büyük maçları üst düzey oynuyor. Müthiş bir alternatif. Üst üste oynamak zorunda kaldığında ise sakatlık riski büyük. Ayrıca yaş haddi var. Galatasaray'ın 6 numarayı alıp, Sara ve İlkay Gündoğan gibi isimleri rakip kaleye mümkün olduğu kadar yakın kullanması lazım. Torreira'nın da ön alan baskısını efektif kullanmanın yolu bu. Kim gelir dersek, bu yazıyı yazdığım esnada belli değildi. Eminim ki yönetim de bilmiyor. Gün sonu hangi isim makul görünürse o gelir. Yüksek umutla bekleyişin, pozitif sonuçlar vermediğini sıklıkla gördük.

2 yorum:

  1. sen tek bir oyuncunun yokluğunda yaratıcılık konusunda bu kadar sıkıntı yaşıyorsan esas problem kurguladığın (daha doğrusu kurgulayamadığın) oyundadır. Sorunu başka yerlerde aramayın artık.

    YanıtlaSil
  2. Lemina takımın kırılma noktası. Onun varlığı ve formu takımı çok etkiliyor. Torreira bence de 8 numara. Lemina yaş gereği yedeklenmeli veya Lemina yedek bekleyip hamle olarak kullanılmalı. Karagümrük maçında oyuna girince çehreyi değiştirdi.

    YanıtlaSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir