Yıllar peşi sıra akıyor ve artık saymayı bıraktım. Blog'un 17. yılına girmiş olmasını da tesadüfen fark ettim. Normalde Mart ayının başında yazmam gereken bu yazıyı, Mart'ın ortasında ancak yazabiliyorum. Blog'u açtığımız dönem takımın başında Bülent Korkmaz vardı. Skibbe yeni kovulmuş, Bülent Korkmaz göreve gelmişti. Sonrasında Rijkaard'ı gördük, devamında Hagi geldi, Fatih Hoca'ya yeniden kavuştuk. Mancini, Prandelli, Hamza Hamzaoğlu yine devam ettik. Mustafa Denizli, Riekerink ve Tudor'lu günlerde acı çektik. Devamında yine Fatih Hoca'ya kavuştuk. Arada Torrent'le acı geçen aylar ve Okan Buruk'la başlayan yükseliş dönemi. Geçen bu dönemleri, Sportif Cümleler'de konuştuk.
17 yılda 8 tane lig şampiyonluğu, 9.'su da yolda. Her 2 yılda 1 şampiyonluk ortalamasının üzerindeyiz. Türkiye ve Süper Kupa'ları saymıyorum bile. Şampiyonlar Ligi'nde de başarılar var. Nice büyük maçı yine burada konuştuk. Üzüldüğümüz anlar da oldu. İtiraf edeyim, "eleştiri" zamanı yazmak daha kolay. Başarıyı "övmek" ise zor. Başarı var zaten, üzerine daha fazla ne ekleyebilirim? İşler kötü giderken, eleştirmek kolay, herkes içindekini dökmek için bir adres arıyor. O adres de Sportif Cümleler olmuştu. 15712 post, 88500 civarı yorumdan bahsediyoruz. "Forum" kültürü ölmüş olabilir. Bence "blog" kültürü de öldü ama 2'sinin karışımı bir içerik üretmiş haldeyiz. Tabii tüm bunlar siz okuyucuların sayesinde.
X'te daha aktifim ama burayı da boşlamıyorum. Günde 1 post da olsa mutlaka atmaya çalışıyorum. O post'un da dolu dolu olmasını istiyorum. Maç yazılarını direkt olarak yazıyor, ertesi günü tatil ediyorum. Ya da maç günleri "gündüz" yazı olmuyor. Biraz sayıyı düşürdüm ama ilgi alaka bu sayede dağılmamış oluyor. X'te ise içerik daha doygun ve sıcak. Orada anında "etkileşim" gerekiyor. Burası tamamen hobi artık. 17. yılın sonunda bırakmak istemiyorum. Gittiği yere kadar gitsin diyorum. Allah izin verirse, 20. yılı da görmek isterim. Yorum atan, okuyan, doğru eleştiren herkese teşekkür ederim. Blog'a devam etmemin en temel kaynağı gelen yorumlar.
İyi ki varsınız diyelim. Birlikte nice güzel günlere. Daha alacağımız yol, kutlayacağımız nice başarı var. Galatasaray'ı konuşmaya, yorumlamaya ve kendimizce "birbirimize" bir şeyler katmaya devam edeceğiz. Eleştiri daima güç verir, yeter ki doğru ve yapıcı olsun. Fikri olan, şöyle yapsan ya da yapmasan daha iyi olur diyeceğimiz tarzda yorumları da beklerim. Yeni dönemin içeriğine birlikte karar verebiliriz. Elimden geleni yapıp, burayı boşlamamaya çalışıyorum. Önümüz Liverpool maçı, umarım Şampiyonlar Ligi'nde yeni bir çeyrek finali "yıllar" sonra yeniden burada konuşuruz. Her şey için çok teşekkür ederim.

Nice yıllara. Büyük emekle bunu devam ettirmen çok güzel. Benim de her gün düzenli olarak baktığım bir alışkanlık haline geldi. Aceto Balsamico - B. Timurlenk ile ilk defa bloglarla tanışmıştık. Sene 2006-2007 olabilir o günden bugüne istikrarla devam eden belki de tek sen kaldın. Hakikaten tebrik ediyorum. Seni X'de de izliyorum. Başarılarının devamını dilerim.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Senin de emeğin çok büyük, desteğini hiç esirgemedin..
SilNice yıllara, hemen hemen bende bloğunuzu 2009 dan beri takip ediyorum. Başka bir blog yazarının 'sadece futbol konuşulan bir blog' tavsiyesi üzerine takip etmeye başlamıştım. Başarılarınızın devamı dilerim.
YanıtlaSilbi dakika bu önemli tarih olarak 16 mart 2009 mu yani ilk post? nice senelere.
YanıtlaSil