Bild'in haberine göre, sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan Nuri Şahin'in Werder Bremen'le yolları ayrılıyor. Bu haberin ardından da Nuri Şahin ismini birçok Türk takımı için okuyabiliriz. Hatırlarsınız, sezon başında Galatasaray için de yazılıyordu ama yalanlanmıştı. Şu an adı geçmese de, geçmesi yakındır. Yine de bu transferin gerçekleşeceğini zannetmiyorum. Galatasaray'ın, hatta ülkenin mevcut yapısına ne kadar doğru olur bilemedim.
30 Nisan 2020 Perşembe
Buradaki farkı da Suat Kaya, Okan Buruk ve Selçuk İnan 3'lüsü belirliyor
L'écho Sport 'un karmaları üzerine konuşmaya devam. Son günlerin en güzel beyin fırtınası olduğunu düşünüyorum. Söz konusu Galatasaray olunca da kayıtsız kalmam imkansız. Türk karması ve Afrika karması çarpışmasında da üzerine konuşulacak güzel detaylar var. Bir taraf hücum kalitesi ve atletizmi ile ön planda, diğer tarafın ise mücadele tarafı, temposu ve daha bir takım yapısı. Denk dursalar da bir taraf bence ön planda. Pozisyon pozisyon konuşalım.
Negatif nostaljinin dibine doğru ilerleyince karşımıza Cris'in ismi çıkar
Negatif nostaljinin dibine doğru ilerleyince karşımıza Cris'in ismi çıkar. Bu ayarda "kötü iş" çıkarmış birçok stoper sayabilirim. Frank de Boer ve Almaguer gibi isimler en yakın örnekler. Ortak noktaları da yaşları ve tecrübesi olur. Almaguer'i tanımıyorduk da, Frank de Boer oldukça iddialıydı. Biraz da takımın durumuyla alakalıydı ama neticede hayal kırıklığı oldu ve her 2 isim de 6 ay kalabildiler. Cris de o halkanın ürünlerinden.
29 Nisan 2020 Çarşamba
Şaşırdığım tek nokta, Selçuk İnan'ın çok daha fazla oy alması gerektiğiydi
Twitter'da, Galatasaray'ın yaptığı en iyi bonservissiz transferi sordum ve çıkan sonuç beni şaşırtmadı. Şaşırdığım tek nokta, Selçuk İnan'ın çok daha fazla oy alması gerektiğiydi. Kazanacağından emin olsam da, oy oranı biraz daha artmalıydı. "Kırılma noktası" çünkü, ben onu öyle tanımlıyorum. Fatih Hoca'nın 3. dönemini başlatması büyük olay olsa da, saha içindeki en büyük kozu Selçuk İnan'dı. O dönem de neredeyse tek başına şampiyonluk yarışının bütün seyrini değiştirebilecek kalitedeydi.
Yeni sezonda Ümit Davala ve Hasan Şaş'la yola devam edilmeyeceği yazılmış
Haberin doğruluğunu bilmesem de teknik heyetle alakalı bazı söylentiler var. Yeni sezonda Ümit Davala ve Hasan Şaş'la yola devam edilmeyeceği yazılmış. Bu konuyu uzun zamandır tartışıyorduk. Fatih Hoca'nın 3. döneminin efsane teknik ekibi olsa da, bugün için durum böyle değil gibi. Futbol değişiyor ve yeni oyunun bazı gerekliliği var. Bu şartlara ne kadar adapte olabildiğiniz önemli. Fatih Hoca'nın işini mümkün olduğu kadar rahatlatmak lazım.
Futbolu bugün oynuyor olsa konumu daha farklı olur ve paha biçilemezdi
2000 sonrasına yönelik çok yazı yazdık. Biraz daha öncesine, hatta efsane günlerimize dönmek istedim. Hakkı yeterince teslim edilemeyen futbolcular da özel ilgi alanım oluyor. Galatasaray için "en çok kimin hakkı teslim edilmedi" desek, Suat Kaya ismi üst sıralarda yerini alır. 2000 Uefa Kupası'nı aldığımız dönemin 11'ine bakınca "takımın en az konuşulan" futbolcusu diyebiliriz. İşini mükemmel yapardı ve kötü oynadığı maçı hatırlamam bile. O denli yıldızların arasında da şu mücadeleyi az konuşurduk.
28 Nisan 2020 Salı
Elmander / Gomis, birlikte oynasalardı?
Mackolik'in "ya birlikte oynasalardı" serileri güzel. Şu günlerde güzel bir beyin fırtınası ve üzerine konuşma imkanı veriyor. Elmander / Gomis için de ya birlikte oynasalardı demişler. Son yıllarda en çok sevdiğim 2 forvet desem yalan olmaz. Drogba gibi iddialı, Burak Yılmaz gibi de müthiş iş yapan forvetlerimiz de oldu ama bu 2'li benim için daha farklı. Önce aidiyeti ön plana çıkarırım, sonrasında da oyun tarzlarına göre katkıyı.
Geriden oyun kurabilme ve lider özelliğiyle ön plana çıkmasını bekliyorduk
Lucas Neill, Galatasaray'da iyi hatırlanan yabancılardan biri. Kalitesinden kuşkum yok, yanlış zamanda geldiğine de inanıyorum. Yine de Galatasaray performansı için iyiydi diyemem. 2009 / 2010 sezonunun Ocak ayında geldiğinde ortalama bir görüntüsü vardı. 2010 / 2011 sezonunda ise takımla birlikte o da kaybolmuştu. 2010 / 2011 sezonunun son haftalarını sakat geçse de, forma bulma anlamında istikrarlıydı ama o da kaybolmuştu.
27 Nisan 2020 Pazartesi
Bruma & Galatasaray, PSV'deki durumu Ocak ayında da tartışılıyordu
Bruma'nın PSV'deki durumu Ocak ayında da tartışılıyordu. Takımdan gönderileceği yönünde resmi açıklamalar yapılmıştı. O gün de Galatasaray'a dönebilir mi diye düşünmüştüm. Fatih Hoca'nın belki de en ciddi yatırımlarından biriydi ama birlikte çok kısa bir süre çalışabildiler. Daha uzun çalışabilmiş olsalar eminim ki Bruma'nın gelişimi de çok daha erken başlardı. O gün için kötü bir yatırım olmasa da sonrasında yaşananlar işleri istenilen düzeye getirmedi.
Akhisarspor'la yakaladığı çıkışı, Galatasaray'a transferiyle taçlandırmıştı
Bilal Kısa'yı severim. Az paraya büyük iş başarmanın tanımlarından biridir. Akhisarspor'la yakaladığı çıkışı, Galatasaray'a transferiyle taçlandırmıştı. O dönem Milli Takım'a da yükselmiş ve bulduğu şanslar vardı. Bu çıkışı da neredeyse 30 yaşında yaptı. Altyapısında Fenerbahçe var, ilk günlerinde de potansiyel vaat eden bir isim olarak anılıyordu. Yine de bir türlü beklenilen etkiyi verememiş ve Anadolu turu yapmıştı.
26 Nisan 2020 Pazar
Avrupa Karması'nda Hagi / Sneijder, Popescu / Ujfalusi merkezi farkı oluşturuyor
Karantina günlerinde bu tarz beyin fırtınaları güzel oluyor. L'écho Sport da Galatasaray tarihine inmiş ve Güney Amerika / Avrupa ilk 11'lerini belirleyerek hangisi kazanır diyor. Bu tarz karşılaştırmalarda "Galatasaray dönemlerini" önemsiyorum. Bu forma altında ne yaptıkları önemli olan, asla etikete göre yorum yapmamak lazım. Elano mesela bir örnek. Büyük ve iddialı bir futbolcu olsa da bu forma altında hayal kırıklığı yaşattı. Haliyle de Güney Amerika kadrosu adına güçlü bir koz olarak belirtmeyeceğim.
Enes Ünal & Galatasaray, önceliği gol olmasa da oyun düzeni adına önemli
Andone'yle devam edilmeyeceğini kesin gibi görüyorum. Ligin 2. yarısında dahi devam edeceği şüpheli iken, sakatlıktan erken dönüşü ışık yakmıştı. Bir de forvet transferi adına para harcamayalım da denilerek takımda kaldı. İyi dönemedi tabii, bu da doğal. Uzun bir ayrılık, alışma dönemi olmalıydı. Tam da ateşin içinde döndü derken, Andone'yi de kazalım diye bir fırsatımız yoktu. Ligler yeniden başladığında şansı var tabii, fizik olarak herkes eşit seviyeye gelecek.
25 Nisan 2020 Cumartesi
Nzonzi için, Falcao'dan bile önemli transfer diye söylemişliğim vardı
Biraz daha yakın geçmişe dönelim. Hayal kırıklıklarını konuşuyoruz, benim adıma ilk 5'e girebilecek bir hayal kırıklığı. Transferi konuşulmaya başlandığında söylediğim şuydu, "Falcao'dan bile önemli transfer". Nzonzi'nin Sevilla dönemini biliyorum, kötü maçı olmayan futbolculardan. Çok gösterişli oynamaz ama pozisyonuna oranla öyle bir oyun aklı vardı ki. Kullanılabilmesi halinde seviyenizi direkt olarak etkilerdi.
Rijkaard'ı getirsek de, bu hamlenin altını asla doldurmadık
Galatasaray'dan ayrılırken şu saçlar kalmamıştı. Daha kısa ve beyazlaşmış saçlarıyla veda etti. Onun adına keder dolu 1.5 sezon da diyebilirim. Çok büyük bir iş, bunu kimse inkar edemez. Barcelona'nın bugününde dahi Rijkaard'ın attığı temel var. Barcelona kariyeri sonrası da arada başka bir takım yok, direkt olarak Galatasaray'a geldi. Bu da Rijkaard hamlesinin değerini daha net ortaya koyar. Böyle bir teknik direktörünüz de varsa altı dolu bir temel atar ve sabırlı olursunuz.
Bu anketi açarken de olası bir Taffarel / Melo çekişmesini tahmin ediyordum
Muslera mı Taffarel mi konusu yılların tartışması. Bu farklı bir konu tabii. Galatasaray forması giymiş ve performans anlamında en iyisini vermiş Brezilyalıyı sormak istedim. Bu anketi açarken de olası bir Taffarel / Melo çekişmesini tahmin ediyordum. Genç arkadaşların ağırlıklı takipçi olduğunu düşünerek, kazanan da Melo olur diye tahmin etmiştim. Uzun süre bu anket sonuçları eşit olsa da, Taffarel son bir atakla kazanmayı başardı.
24 Nisan 2020 Cuma
Ümit Karan'ın göz ardı edilen gol / asist katkısını konuşalım
Yaşlılık etkisi mi bilmiyorum. Bazı dönemler için gösterilen performansları unutuyorum. Daha doğrusu, o dönem adına çok üzerinde durmadığımı söyleyebilirim. Arda Turan ve Lincoln örneklerini vermiştim. Gol / asist katkılarına o dönem değinmedim ama bugün bakınca çok çılgın rakamlar var. Ümit Karan'da da atladığım 3 sezon var diyebilirim. 2001 / 2002 - 2002 / 2003 ve 2006 / 2007 sezonunda atladığım detaylar var.
Cihan Haspolatlı'nın Galatasaray'da hakkının yeterince verilmediğine inanırım
Ümit Davala'nın en büyük özelliği "joker" yapısıydı. Saha içinde oynayamadığı pozisyon yoktu ve çoğunda da oldukça etkiliydi. Cihan Haspolatlı ise belki o yetenekte değil ama alt modeli gibiydi. Türk futbolunun gördüğü en "joker" futbolculardan biri. Biz onu ağırlıkla "sağ bek" olarak hatırlasak da, kariyerine bakınca oynamadığı pozisyon olmadığını görürsünüz. Özellikle de Galatasaray öncesinde.
Bana Messi demeyin diyor da, o kendisini Messi zannediyordu
Emre Mor'un "İnsanlar beni çok abarttı, bana yeni Messi dediler, bana Messi demeyin" söylemine ister istemez takıldım. Haksız değil de, çok geç uyandı. İlk zamanları, hatta Galatasaray'dan ayrılana kadar bu konuda şikayeti olmadı. Ne zaman ki o da kendisinden olmayacağını anladı, böyle bir açıklama yapma gereği duydu. Tabii bu arada 22 yaşına geldi. Aslında hala geç değil, uyanabilse ayağa kalkacak da, en büyük fırsatı da tepti.
23 Nisan 2020 Perşembe
Galatasaray sayesinde Şampiyonlar Ligi'nde oynama şansım oldu
Nostaljik röportajlar serimizin son ismi de Carrusca. 15.05.2015 tarihine döneceğiz. Bu tarz röportajlarımın ilk ayağıydı. Carrusca'ya ulaşabilmiş olmamın cesaretiyle de birçok isimle daha röportaj yapmıştım. Onları da geçtiğimiz günler boyunca paylaştım. Adı geçtiğinde "hayal kırıklıkları" konusunun olmazsa olmazlarından oluyor. Büyük potansiyeldi ve beklenti dahilinde geldi. O dönem yaşadığımız ekonomik zorluklar içinde de ciddi bir bonservisi vardı. Beklediğimizi maalesef alamamıştık.
Emre Kılınç'ın dediği gibi, şu an en doğru zaman
Emre Kılınç'ın açıklamalarını izleyince az çok hangi takımda olacağını anlıyorsunuz. İsim vermemiş ama kararının ne olduğuna yönelik mesajı alıyorsunuz. Boluspor günlerinde de transfer etmek istediğimiz ama son anda gerçekleşmemişti. O günler çok gençti tabii, potansiyel bir yıldız adayıydı. O günlerde de şans bulmak zor, çok iyi bir takım vardı. Kendi de diyor, en iyi zaman bugün. Kendini kanıtladı, oyunu gelişti ve olgunlaştı. Galatasaray seviyesi adına hazır olduğunu düşünüyorum.
Erdoğan Yeşilyurt & Galatasaray, Rıza Çalımbay'ın bu tarz kazanımlarına alışığız
Rıza Çalımbay'ın bu tarz kazanımlarına alışığız. Yıllardır yapıyor ve elindeki isimlere değer katıyor. Sivasspor'da da bunu en iyi şekilde başardı. Yükselttiği isimlerle de şampiyonluk yarışı veriyor. Şanssızlığı, o isimlerin sözleşmesinin sezon sonunda bitecek olması. Sivasspor, bu futbolculardan önemli rakamlar kazanabilirdi ama futbolcular takımda kalma yanlısı değil. Seviye atlamak istiyorlar ve zamanları da geldi.
22 Nisan 2020 Çarşamba
Beni Keita yerine değil, Monaco'daki performansım nedeniyle aldılar
Maziye bir bakıver tadındaki eski röportajları yeniden paylaşıyorum. Seri gibi de oldu ama bundan sonra 1 röportaj daha gelir. Yenilerini yapar mıyım bilmiyorum, o enerjiyi hissetmem lazım. Artık yaşlandım, daha günübirlik işlere bakar oldum. Sıradaki konuk da yine son günlerde sıklıkla andığımız isimlerden olan Juan Pablo Pino. 01.03.2017 tarihine gideceğiz. Kendisi bizi kırmamış ve her soruya içtenlikle cevap vermişti.
O kadar bilinmezlik var ki 4.5 milyon avro'yu dahi veremeyecek noktaya gelindi
Football Manager'in son oyunlardada "Ianis Hagi" ismi wonderkid'lerden biri olarak geçer. Ben de bu oyunun müptela isimlerinden biriyim ve kariyer noktasında her türlü kombinasyonunu denerim. Galatasaray'la onca dönem ve şartta oynadım ama Ianis Hagi'yle hikaye yazmak bir türlü denk gelmedi. Transferini gerçekleştiremedim, sonrasında saldım gibi durumlar oldu. Futbolcunun da gelişimi etkiliydi bunda.
Daha önce de ekonomik sorunlar yaşadık ve transferde maliyeti iyice düşürdük
Transferle alakalı bir "yerli" operasyonundan bahsediliyor. Mert Hakan Yandaş ve Emre Kılınç'ı uzun zamandır konuşuyoruz. Oğulcan Çağlayan ismi de bir süre önce gündem oldu ve belli ki o iş de olacak. Bir de beklediğim Semih Kaya hamlesi var. O transfer için de birçok kez yazdım. Sezon sonu sözleşmesi bitiyor, hocanın da daima yanında görmek istediği bir isim. Avrupa kupaları adına kontenjan durumu gibi konular var. Bu transferi de bekliyordum.
21 Nisan 2020 Salı
Galatasaray'da uzun süre oynamak, en büyük kupaları kazanmak istedim
Eskiden yapmış olduğum bazı röportajları tekrar yayınlamaya devam ediyorum. Temur Altunhan, Perez ve şimdi de Linderoth. 01.09.2015 tarihine gidiyoruz. Linderoth da son günlerde sıklıkla andığımız bir futbolcu. Hastalık ve sakatlık dönemleri olmasaydı da keşke çok daha uzun yıllar izleseydik. Beşiktaş'ta Atiba neler yapıyor izliyoruz. Linderoth da öyle bir bayrak adam olabilecek yapıdaydı. Maalesef şanssızlıklar izin vermedi. 2.5 yıl bekledik ama olmadı.
Geç keşfedilmesi de etken ama hırslı yapısı onu uçlarda yaşattı
Engin Baytar'la alakalı "hesapta olan katkı" diyebilir miyiz bilmiyorum. Gençlerbirliği ve özellikle Trabzonspor döneminde yeteneğinden kimsenin kuşkusunun olmadığı bir futbolcu. Şenol Güneş'in Trabzonspor'unda da müthiş bir iş çıkarmıştı. Hırslı, mücadeleci, dar alanda oldukça seri ve teknik özelliği de fazlasıyla yüksek. Orta sahanın merkezinde, sağında ya da 10 numara gibi oynar. Bu anlamda iyi de bir jokerdi.
Drogba gibi bir ismin merhabası ancak bu kadar güzel olurdu
Unutulmayacak maçlardan biri daha. Drogba gibi bir ismin "merhabası" ancak bu kadar güzel olurdu. Galatasaray formasıyla ilk maçı ve kenardan oyuna girip maçı kazandıran isim. Şampiyonluk yolunda da çok kritik bir deplasmandı. 68. dakikaya kadar rakibi bir türlü açamadık ve maç da oldukça dengede gidiyordu. Rakibin de ciddi pozisyonları var ve ters bir takım. Akhisarspor'u büyüklerden aldığı puanlarla biliriz. Her takım bu deplasmanda oldukça zorlanıyor, genellikle de puanı bırakıyordu.
20 Nisan 2020 Pazartesi
Çok ünlü değildik ama takım ruhu harikaydı; Sébastien Pérez
Geçtiğimiz günlerde Temur Altunhan röportajını tekrar yayınlamıştım. Blog'un efsane işlerinden biriydi. Farklı efsane işlerimiz de olmuştu. Sebastien Perez röportajı da onlardan biriydi. Son günlerde de kendisini sık anıyoruz. Karantina günlerinde nostalji ağırlığı var, nostalji içinde de unutulmayacak isimlerden biri. Ben de bu röportajları tekrar yayınlamak isterim. 27.04.2015 tarihli olduğunu da belirtmek istiyorum..
Az paraya büyük katkı denildiğinde sizce hangisi?
Bu ankette bir hatam oldu. "Az paraya büyük katkı" konusunun bana göre en önde ismi olacak Capone'yi yazmayı unuttum. 2000 sonrasında gelen transferlere o kadar odaklandım ki, öncesini düşünmedim. Oysa "izlediğim dönem" diye ısrarla altını çiziyorum. Genellikle de 2000 sonrasını konuşuyorum ama 1995'den itibaren rahatlıkla yazmam gerekiyor. Israrla 2000 sonrasına takılmanın acı neticesi diyelim, Capone'den özür diliyorum. Bana göre bu anketin kazananı o olacaktı.
O hayal kırıklıkları içinde de Xavier'i kötü hatırlamak istemiyorum
Renkli bir futbolcuydu. Bu yüzden de unutulmayanlar arasında diyebiliriz. İz bırakan bir futbolu yoktu ama hayal kırıklığıydı da diyemem. Orta şekerli bir futbolcuydu diyebilirim. O dönem çok fazla futbolcu geldi ve genellikle de istediğimizi alamadık. Birçok hayal kırıklığı yazabilirim. O hayal kırıklıkları içinde de Xavier'i kötü hatırlamak istemiyorum. Yerine gelen Frank de Boer çok daha kötüsünü yaşatmıştı çünkü.
19 Nisan 2020 Pazar
Üstüne de yeni transferlerin iyi oyunuyla fazlasıyla umutlanmıştık
2002 / 2003 sezonunun 2. yarısında yeni transferlerimizin oynadığı ilk maçı konuşalım. Bursaspor deplasmanıydı ve 4-0 kazanmıştık. Bugünlerde o günleri çok konuşur olduk. O kadar fazla transfer fazla transfer oldu ki ister istemez konuşacak birçok an var. Ligin 2. yarısında neredeyse takımı sıfırladık ve yeni bir başlangıç denildi. Bursaspor deplasmanı da ilk ayaktı ve 4-0'lık galibiyet, üstüne de yeni transferlerin iyi oyunuyla fazlasıyla umutlanmıştık.
Fatih Hoca'nın bu tarz yabancılar üzerindeki dokunuşlarını ayrı olarak konuşmak lazım
Geçtiğimiz günlerde Gomis'in birlikte oynadığı futbolcular içinden kurduğu en iyi 11'i gördük. O kadronun teknik direktörü olarak Fatih Terim'i yazdı. Gomis / Fatih Terim ilişkisi iyi bilinmese de, aslında oldukça iyiydi. İş yine "yollar neden ayrıldı" konusuna gelecek. Bu konuyu hep birlikte birçok kez yorumladık. Keşke bir çözümü olsaydı da kalsaydı diyorum. Olmadı, yollar ayrıldı. Yine de bu konuda Fatih Hoca / Gomis ilişkisini ön plana çıkarmamak gerekiyor. Gomis'in hoca hakkındaki düşüncesi ortada. Ayrılık konusu bambaşka bir konu.
18 Nisan 2020 Cumartesi
Prandelli'nin önüne öyle bir proje konuldu ve hayaller satıldı ki
Galatasaray'da "İtalyanlar dönemi" diye adlandırdığımız günleri yaşadık. Mancini ve Prandelli, kağıt üzerinde 2 iddialı teknik direktör. Mancini'nin şanssızlığı Fatih Terim'in yerine gelmesi ve ülkeyi hiç bilmemesi. 6+0+4'lük yabancı sınırının üzerine geliyorsunuz ve ülke futbolu hakkında pek bilginiz yok. Üstelik sezon başı da değil, 2 gün sonra çıktığınız maç Juventus deplasmanı. Şampiyon olamadık ama iz bırakan teknik direktörlerden biri oldu. Karakteriyle de, bazı başarılarıyla da kendisini kötü hatırlamam. O malum "ara transfer" döneminde de pek suçu olmadığını düşünüyorum.
Galatasaray'ın transferdeki doyumsuz günlerinin imza işlerinden biri
Galatasaray'ın transferdeki doyumsuz günlerinin imza işlerinden biri. 2002 / 2003 sezonunun başında Felipe gibi bir 10 numarayı aldık ve tutturamadık. O günlerin özelliği de "çabuk vazgeçmekti". Bugün olsa farklı düşünür, futbolcuyu bir şekilde kazanırız. Eminim ki Fatih Hoca'ya da bunu sorsak aynı şeyleri söyler. Sadece Felipe olarak da düşünmeyin, birçok futbolcu için bu geçerli. Böyle 3-4 isim var ve Ocak ayı geldiğinde onları gönderdik. Ocak ayında da neredeyse yeniden takım kurduk.
Pandev mi yoksa Mitroglou mu daha büyük hayal kırıklığıydı?
Nostalji yazılarının bir de anket bölümü var. Güzel çarpışmalar oluyor, üzerine de sonuçları yorumluyoruz. Pandev mi yoksa Mitroglou mu daha büyük hayal kırıklığıydı diye sordum ve yanıt da beklediğim gibi Pandev oldu. Şu 2'li arasına 3. bir iddialı forveti koymakta zorlandım. Genelde istediğimizi almışız ama bu 2'linin hayal kırıklığı olduğunu söylemek lazım. Bu da futbolcuların isimlerinin ağırlığıyla alakalı.
17 Nisan 2020 Cuma
O dönem kağıt üzerinde bakınca, 4-4-2'nin sağ kanadı Eboue / Hamit Altıntop oldu
Şu "korona" muhabbetinde Hamit Altıntop'tan reaksiyon beklesem de sesini dahi çıkarmadı. Fatih Hoca'nın, Hamit Altıntop üzerinde büyük emeği vardır. Özellikle de Milli Takım günlerinde. İlişkileri de iyiydi diye biliyorum ama varlığını dahi belli etmedi. Özelden yaşananlarla ilgilenmiyorum bile. Aramıştır, geçmiş olsun demiştir değil konu. Ortada "geliyorum" diyen bir sorun vardı ve hoca da bunun altını ısrarla çizmişti. Korktuğumuz da başımıza geldi. Hamit Altıntop ise hala bu TFF'nin içinde. Ondan yana beklediğimiz katkıyı da vermediğini düşünüyorum.
Fatih Hoca'nin elinde hangisini daha uzun süre görmek isterdiniz?
Bazı futbolcular için "Fatih Hoca döneminde görmek isterdik" diye konuşuruz. Yanlış zaman deriz ya, o zamansızlık genellikle Fatih Hoca'nın takımın başında olmadığı sezonlar. O ara dönemlerde iddialı birçok futbolcuyu izlemiştik. İyi iş yapan, ortalama performans gösteren ya da direkt hayal kırıklığı yaratan isimler de var. Twitter'daki ankette sorduğum isimlerin ortak noktası ise "Fatih Hoca döneminde takımda yer alsalar" ciddi anlamda iş yapabilecekleri.
Üzerine yüklenmesi gerekiyordu, o ise keşke Galatasaray'a gelmeseydim modundaydı
Kendisini bugünlerde Survivor'da izlemekteyiz. Yaşı yeni 30 oldu ama sezonun ortasında aktif futbola ara verdi ve yarışmaya katıldı. Bu da zaten Sercan Yıldırım'ın futbola bakış açısını en doğru şekilde anlatıyor. Şu işe o kadar kafa yormadı ve mental olarak gelişmedi ki, böyle bir potansiyel 30 yaşında futbol dışında yarışmalara katılıyor. Geçmişine baktığınızda da ciddi bir potansiyel, Bursaspor'la kazanılan şampiyonluk, Galatasaray ve Milli Takım günleri var.
16 Nisan 2020 Perşembe
Galatasaray'a kimyası öyle bir tuttu ki, keşke imkan olsa da bir ömür kalsa
Onyekuru'yla alakalı sürekli aynı şeyleri yazıyor gibi dursak da, konu bir şekilde denk geliyor. Monaco'nun Onyekuru için 13 milyon avro'luk bonservis bedeli belirlediği konuşuluyor. Everton'a ödedikleri bonservis de 13.5 milyon avro'ydu. Monaco'da olmayacağı neredeyse kesinleşti, zorla gitmiş ve kalmak da istemiyor. Monaco da zararını çıkarma peşinde. Galatasaray'da göstereceği performans ve yeniden ayaklanması onlar adına önemli.
Aralarına da zirve Selçuk İnan'ı ekle, sonra kendi topunu tüfeğini üret
Maçkolik'te, Melo ve Lemina ya birlikte oynasalardı üzerine güzel bir soru sorulmuş. Lemina henüz 1 sezonu tamamlamadı ama şimdiden unutulmayacak ve "keşke daha uzun yıllar kalsa" dediğimiz orta sahalardan biri oldu. Melo da böyleydi. Juventus'tan kiraladık, müthiş bir sezon geçirdi ve takımda tutmak için zorlanmıştık. Sonrasında 1 yıl daha kiralık derken, sonraki sezonun başında bonservisini aldık. Lemina için bu süreç zor işler tabii, hele ki bugünün şartlarında. Keşke aynı kaderi yaşasa o da.
Galatasaray'ın net şekilde bayrak adamı ama nedense sevilmez
Twitter'da ağırlıklı olarak genç arkadaşların beni takip ettiğini düşünüyorum. Bazı anketler açıyorum ve gelen oylar bu yönde. Ben de "kendi izlediğim dönem" üzerine sorular sorup, yorumlar yapıyorum tabii. O zaman dilimi içinde sorduğum sorularda da gelen cevaplar genelde yakın döneme yönelik. "Galatasaray'a farklı bir mevkide gelip ya da başlayıp, bambaşka bir mevkiye geçtikten sonra yürüyen en önemli isim" sorusuna gelen cevaplar beni bir hayli şaşırttı.
15 Nisan 2020 Çarşamba
Lider bir stoper için yaşa da takılmıyorum, en az 2 sezon katkı vermeliydi
Bu transfer bugün gerçekleşse daha çok sevinirim. Koskoca Frank de Boer'dan bahsediyoruz, ciddi anlamda büyük bir stoperdi. O dönem ise nedenini bilmediğim şekilde çok sevinmedim. Daha doğrusu, beni çok fazla yükselten bir transfer olmamıştı. Bedelsiz gelmişti ve yaşı da 33'dü. Aslında böyle lider bir stoper için yaşa da takılmıyorum, tecrübesiyle en az 2 sezon katkı vermesi gerekirdi. Ujfalusi de bu yaşlarda geldi, yaptıkları ortada.
Galatasaray adına imza noktası 11 yerliden oluşan ilk 11
2007 / 2008 sezonuna geri dönelim. Bana göre sezonun unutulmayacak maçlarından biri. Hep derim ya, o sezon istikrarlı alabildiğimiz tek yabancı katkısı Nonda'dandı. Linderoth sezon başında sakatlandı, Lincoln / Kalli uyuşmadı, Song desek Kasım / Aralık sonrası kayboldu. Geriye de Carrusca, Bouzid ve Barusso gibi futbolcular kaldı. Ne gibi bir katkı almayı hayal ediyordunuz? O şampiyonluk ciddi anlamda ustalık eseridir. Son 6 haftayı falan bir ömür unutamayız.
Artem Dzyuba & Galatasaray, size katacağı değer o kadar yüksek olurdu ki
Bu sefer gündemle alakalı değil de, gönlümden geçen isimlerden birini yazayım. Yaz döneminde mutlaka forvet transferi yapılacaktır. Andone sonrası ihtiyaç da olacak. Fatih Hoca'nın da yaz dönemindeki Vedat Muriqi isteğini düşünerek, bu tarz bir forvet için isteği olabileceğini düşünüyorum. Gençleşelim diyorum, maliyetleri de düşürelim ama bonservissiz Dzyuba'yı alabilmek ihtimal dahilinde olmalı.
14 Nisan 2020 Salı
Skibbe'nin 4-2-3-1'indeki hücum 4'lüsünün organizasyonları ne keyifti
Feldkamp, büyük bir futbol aklıydı. Yıllar sonra teknik direktörlüğe döndüğünde dahi oluşturduğu o genç yapının yaptıklarını hatırlarsınız. Yeri geldi 11 yerliyle oynadık. Sezonun genelinde de zaten istikrarlı şekilde aldığımız yabancı futbolcu katkı sayısı 1'di. Kendisi belki son 6 hafta yoktu ama oluşturduğu o yapı şampiyonluğu kazandı. Ertesi sezon için de Michael Skibbe'yi işaret ederek göreve gelmesini sağladı.
Kimin çok daha uzun Galatasaray kariyeri olmalıydı ya da olabilirdi?
Twitter'dan bu anketi yaptığımda çıkacak sonuç belliydi ki büyük bir farkla da öyle oldu. Keita, Lincoln, Jardel, Ribery dörtlüsü içinde Ribery'nin oyu yüzde 62.3. Galatasaray tarihinde gördüğümüz en potansiyelli futbolculardan birini sadece yarım sezon izleyebildik. Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe karşısında yaptıkları hala aklımızda. Sezon içinde de 14 lig maçında 5 asisti vardı. Anelka'yla aynı transfer döneminde geldiği için onun gölgesinde kalmış gibi görünse de, saha içinde çok daha büyüğüydü.
13 Nisan 2020 Pazartesi
Mario Balotelli & Galatasaray, ya tutarsa mantığından herkes sıkılmıştır
Böyle bir transferin gerçekleşmeyeceğinden emin olduğumu söyleyerek başlayayım. Söz konusu transfer olduğunda ısrarla "daha genç ve düşük maliyetler" üzerinde duruyoruz. Bunun için de futbolcu satışı olmazsa olmaz noktamız. İlla tecrübeli isim alınacaksa dahi, az maliyete büyük fayda noktasına bakılacaktır. Gidip de Balotelli gibi bir isme milyon avro'lar vermezsin. Üstelik ihtiyacın da yokken.
Kewell ve Sabri Sarıoğlu'nun Galatasaray formasıyla imza gollerini attığı gün
Uefa Kupası 3. tur ilk maçında, Bordeaux deplasmanında alınan 0-0'lık sonuç avantajdı. O dönem Uefa Kupası gruplarında iyi iş çıkarmıştık ve kupayı kazanmak adına umutsuz da değildim. Özellikle de Hertha ve Benfica deplasmanları umut vericiydi. Bordeaux deplasmanında da iyi oynadığımızı ve pozisyonlarımızın olduğunu hatırlıyorum. O gün takımın başında Skibbe vardı ve Avrupa sahnesinde iyi iş çıkarıyordu.
Galatasaray'ın iç transferinde sadece 2020 değil, 2021 sonunu da konuşacağız
Sürekli bir sözleşme haberleri okuyoruz. Bazı futbolcular için de geçtiğimiz günlerde bu konuya değindim. Mariano / Nagatomo gibi isimlerin sezon sonunda ayrılacağı kesin gibi, Donk'un ise 1 yıl daha kalması olası. Bunun dışında da 2021'de bitecek birçok sözleşme var. Muslera, Emre Akbaba, Ömer Bayram ve Adem Büyük gibi isimlerin yeni sözleşmeleri konuşulacak. Marcao'nun da 2022'de bitecek sözleşmesi adına iyileştirme konuşulabilir.
12 Nisan 2020 Pazar
Neill için yanlış zamanda geldi deriz ya, Meira için daha fazlası geçerli
Karşıma o kadar fazla çıkmaya başladı ki anmadan geçmeyeyim dedim. Hatta Meira'nın satışı üzerinden Uefa Kupası nasıl kaybedilir sorusu da cevaplanır. Geçen günlerde o konu hakkında yazdım. Hamburg'a elenmemizin temel nedeni stoper rotasyonunun içinin boşaltılması. Birçok sakatın var, bunun üzerine gidip bir de Meira'yı Zenit'e satıyorsun. Senin için transfer dönemi de bitmiş bu arada, yerini doldurman imkansız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















































