31 Mart 2020 Salı

Tarihin en büyük ayıplarından birini Lincoln'e etmiş olabilir miyiz?


Lincoln'den keyif almayanımız yoktur, onu izlemek çok büyük bir zevkti. Galatasaray'da sadece 2 sezon izlemiş olmak ise bizim kaybımız. Onun için genel algı "hayal kırıklığı" yarattığı üzerinedir ama özellikle 2008-2009 sezonu rakamlarına ve Avrupa gidişatına baktığımızda ortaya koyduğu rakamlar öyle böyle değil. Skibbe'nin gitmemiş, Meira'nın da satılmamış olsaydı bir Uefa şampiyonluğu daha mümkündü. Bunu da son derece inanarak yazıyorum.

Kewell'ı sevmeyelim de taşa mı dönelim söylemi bu yüzden


Adnan Polat dönemini başarısız bulduğum kadar inanın hiçbir dönemi başarısız bulmam. Buna Dursun Özbek dönemini dahi dahil edebilirim. Kağıt üzerinde bakınca "vizyonlu" adımlar atıldı gibi görünse de, o altı doldurulamayan hareketlerin acı faturası büyük oldu. Skibbe döneminde kurulan kadrodan tutun, Rijkaard'ın eline verilen kadrolara kadar. Skibbe döneminde ön tarafta Arda, Kewell, Lincoln ve Baros gibi isimleri sayıyorsunuz ama Nonda dışı yedek yok. Orta saha ve savunma kısmına girmiyorum bile.

Yine de rakam fazla ve günümüz şartları adına herkesi zorlar


Şu ortamda kimse önünü göremiyor. Büyük ekonomik kayıplar olduğu için en azından kısa vadede eskiden olduğu gibi çılgın harcamalar görmek imkansız. Avrupa'nın en büyükleri dahi tasarruf tedbirlerine gidiyor. Onların da geçen yıllarda olduğu gibi çılgın hareketleri kısa vadede çok zor. İşin bizim gibi takımlara yansıması ise çok daha kötü sonuçlara yol açabilir. Haliyle de transferde mümkün olduğunca kemerleri sıkmak ve harcamaları aşağı çekmek lazım. 

30 Mart 2020 Pazartesi

Temur Altunhan röportajı; Olabileceğimin beşte biri bile olamadım



Karantina günlerinde birçok konu üzerine yapılan nostaljileri keyifle okuyorum. Buna FM / CM serileri de dahi. Konu bu olunca da doğal olarak Temur Altunhan ismi yeniden hatırlandı. Sportif Cümleler'in 1. yılında da röportaj dizimiz vardı. Temur Altunhan'la da keyifli bir röportaj yapmıştık ve yıllar içinde bu röportaj etkileşim almaya devam etmişti. Madem tekrar hatırlar olduk, bu röportajı yeniden paylaşmak isterim. Röportajın tarihi de 11.03.2010..

Hagi'yle olmadı, Fatih Terim'le olabilirdi


Sadece ben değil, herkes nostaljiye kafa yorar oldu. Şu ortamda güncel futbol konuşmak imkansız. Ben de ağırlığı nostaljiye vermekte devam ediyorum. Nostalji deyince de "Misimovic" ismi çok sık anılır oldu. Herkesin içinde yara çünkü. Fazlasıyla iddialı bir transferdi ve beklentiler yüksekti. Bundesliga'nın en iyi 10 numaralarından birini almıştık. Wolfsburg'dan Schalke 04'e gitmek istiyordu. Wolfsburg sırf rakibini güçlendirmemek adına Misimovic'i bize satmıştı. 8.5 milyon avro gibi bir bonservis vermiştik ki böyle bir kalite için doğal rakam.

Lorik Cana'yı ister istemez Muslera transferi üzerinden okuyoruz


Lorik Cana'yı ister istemez Muslera transferi üzerinden okuyoruz. Transferin Lazio ayağını Cana sayesinde çözmüştük. Maliyetli bir transfer. Bonservisi yüzde 50-50'ydi ve Uruguay'ın Wanderers Montevideo kulübüne de 6 milyon 750 bin avro ödemiştik. Lorik Cana da hemen hemen bu rakama gitti diye düşünülmeli. Galatasaray'ın Muslera, Lazio'nun da Cana'ya olan ilgisi böyle bir transferin şartlarını oluşturdu ve tarihin en büyük işlerinden birine imza attık.

29 Mart 2020 Pazar

Yeni Hagi arayışlarının ilk ve belki de en güçlü ayağı


Galatasaray tarihinin en olmamış hikayelerinden biri. "Olmasaydı sonumuz böyle" denir ya, Felipe ile bu cümlenin altını doldurmak mümkün. "Yeni Hagi" arayışlarının ilk ve belki de en güçlü ayağı. Hagi'nin futbolu bırakmasıyla rafa kalkan "10" numara, Felipe'nin transferiyle birlikte raftan inmişti. Beklenti de doğal olarak olabildiğince büyüktü. 2002 / 2003 sezonuna girerken sayısını tam olarak veremeyeceğim kadar transfer yapan ve neredeyse 0'dan başlayan Galatasaray'ın saha içindeki aklı olmasını bekliyorduk.

Negatif nostalji #2; Erman Kılıç, Musa Çağıran, Yalçın Ayhan, Hakan Yakın


Hemen hemen herkes benimle aynı fikirdedir. Erman Kılıç'a ayıp ettik diye düşünüyorum. Profesyonel dünya tabii, ne paralar kazanıyor diyebilirsiniz. Yine de ona karşı ufak da olsa mahcup hissederim. 2013 / 2014 sezonu başında bonservisi elinde şekilde Galatasaray'a transfer olmuştu. Anadolu'nun istikrarlı yerlilerinden biriydi. Bugün Adem Büyük ne ise, o gün de Erman Kılıç aynı ayardaydı. Her 2 kanat adına iyi bir yerli alternatif, hatta kamp döneminde her 2 bekte dahi denendi. 

Courtois, Andone'ye ne güzellik yapsa yeri değil mi?


Kendi sahamızda Real Madrid'le oynadıktan sonra, Beşiktaş deplasmanına gidecektik. O dönem 2 takım da çok kötü durumdaydı. Önce Zidane, sonra Abdullah Avcı'yı uğurlarız modunda geziyordum ben de. O kadar kötü bir hafta oldu ki, her 2 takımın dirilişini izledik. Real Madrid bizi yendi ve Zidane koltuğu sağlama aldı. Sonrasında da yükseliş başladı. Beşiktaş ise bizi yendikten sonra galibiyet serisi elde ederek yukarıya tırmandı. Tabii sonrasında çok daha kötü bir dönem sonrası beklenen veda gerçekleşti. Galatasaray'a karşı kazanmaları sadece zaten olacak olanı erteledi.

28 Mart 2020 Cumartesi

Braveheart ne ise, Spartacus ondan aşağı kalır bir noktada değil


Dizi / film konularında yazma ağırlığımı biraz daha Twitter'a kaydırdığım için buraya yazamaz oldum. Zaten iyi ve iddialı olduğum bir alan da değil. Ben sadece beğeni ve eleştirimi dile getirebilirim. Bunu da son derece sade bir şekilde yazmaya çalışıyorum. Twitter'da biraz daha kısa şekilde yazabilme olanağı olunca da etkisi oluyor. Buradan da zaman zaman yazarım tabii. Şu an da o zamanlardan biri. Spartacus'u bu kadar kısa geçemeyiz.

27 Mart 2020 Cuma

Sezon başındaki Karpaty faciası da felaketin ilk habercisi olmuştu


Galatasaray tarihi söz konusu olduğunda, 2010 / 2011 sezonu için en kötü sezonlardan biri deriz. Ligi 8. bitirdik, Rijkaard ve Hagi gibi de teknik direktörleri öğütmüştük. Gerçi sezonun ne kadar kötü geçeceği de sezon başında kurulan kadrodan belli değil miydi. Buram buram "başarısızlık" kokan o sezonda yaşananların sürpriz olmadığını düşünüyorum. Sezon başındaki Karpaty faciası da felaketin ilk habercisi olmuştu.

Serdar Gürler & Galatasaray, Fatih Hoca'nın Anadolu'da tuttuğu bazı yerliler vardı


Serdar Gürler'in Göztepe dönemini beğenenlerdenim. 2 yıldır kiralık olarak forma giydiği Göztepe'de istatistiği 42 maçta 9 gol 8 asist. Bu sezon ise 22 maçta 6 gol 6 asisti bulunuyor. Osmanlıspor günlerinde de tutulan bir futbolcuydu. Hatta o dönem Milli Takım'a kadar yükselmişti. Fatih Hoca'nın Anadolu'da tuttuğu bazı yerliler vardı, Serdar Gürler de onlardan biri. Fatih Hoca'nın 4. döneminin ilk başladığı günlerde de adı Galatasaray'la anılmıştı. O gün de bir kanat ihtiyacı vardı.

Terem Moffi & Galatasaray, Litvanya Ligi'ni de takip edebiliyor noktasına gelmeliyiz


Andone'nin ya da Diagne'nin takımda tutulacağını düşünmüyorum. Her ikisiyle de yollar ayrılacaktır. O vakit elde Falcao / Adem Büyük ikilisi dışında forvet alternatifi kalmıyor. İkisinin de belli bir yaş haddi var. O pozisyonu genç bir alternatifle güçlendirme gereği duyulacaktır. Hatta birçok pozisyon için gençleşmek, geleceğe dönük hamleler yapmak önemli. Kaynak elde edildikçe geri dönüşü bu tarz transferlerle gerçekleşmeli.

26 Mart 2020 Perşembe

Transferde hem gençleşme, hem de yerli futbolcuya yatırım


Daha öncesinde de paylaşmış olduğum bir fotoğraf. 99 / 2000 sezonu öncesinde hem gençleşme, hem de yerli ağırlığını biraz daha güçlendirmek adına girişilen bir transfer harekatı. O dönem İstanbulspor ve Adanaspor, Uzan Grubuna aitti. Cem Uzan da Galatasaraylılığıyla bilinir. Hatırlıyorum, bu transfer harekatı konuşulmaya başlandığında "Avrupa'da mücadele edecek ve hedefleri olan Galatasaray'a her türlü kolaylığı sağlarız" demişti. İstanbulspor'dan gelen isimler için ne kadar verildi bilmiyorum da, Adanaspor'lu Emrah Eren için ciddi bir bonservis bedeli ödenmişti.

Tromso maçının sonunda "Ajax da elenmiş" diye kendimi teselli ediyordum


Ostersunds'a elendiğimiz gün "2. Tromso" faciası diyorduk. Avrupa Ligi'ndeki gidişatları sonrası ise aslında bir facia yaşanmadığı ortaya çıkmıştı. Yine de Galatasaray'ın elemesi gereken bir rakipti, o ayrı konu. Rakibi hafife aldık, güçlü bir düzen takımıydı. O düzenin içinden de yıllar içinde (teknik direktörleri de dahil olmak üzere) birçok isim çıktı. Sadece Galatasaray'ın değil, birçok takımın canını yaktılar.

Negatif nostalji #1; Ahmed Barusso, Jersson Gonzalez, Ismael Bouzid, Carrusca


Geçenlerde "bu da mı x takım forması giymişti" üzerinden bir etkileşim vardı. Ben de bunu Galatasaray'a uyarlayayım dedim. Tabii izlediğimiz dönem adına gözlerimizden kimse kaçmıyor. Bu yüzden de konu evrildi, biraz daha hayal kırıklıkları ve ayıp ettiğimiz futbolcuları konuşur olduk. Yeni bir seri yapalım, her seride de 4-5 futbolcuyu hatırlayarak nostalji konuşmaya devam edelim. Twitter ve yorum bölümünde bu konudaki paylaşımlarınızı bekliyorum.

SoruYorum #3; Feghouli ve Belhanda'yı elden çıkarmak bizi bir tık ileri taşır mı?


SoruYorum 3. kısma geldik. Her geçen zaman soru adeti de artıyor. Bir yazı içinde en fazla 3-4 soru cevaplayabiliyorum. Sorular arttı, bu yüzden bazı soruları bir sonraki sefere bırakabilirim. Bu konuda şimdiden özür dilerim. Yine Lemina'dan girip, transferden çıkalım. Genellikle sorular gelecek sezona yönelik. Şu günden geleceği görmek gerçekten zor. Öyle bir hal var ki, yarın ne olacağını kimse kestiremez halde. İçinde bulunduğumuz süreç bir an önce biter de, biz de güncel futbolu konuşmaya başlayabiliriz.

25 Mart 2020 Çarşamba

Tarihin en başarısız futbolcu satışı hikayelerinden biri diyebilir miyiz?


Bugün transfer edilmiş olsa eminim ki daha çok ses getirirdi. Şöyle düşünün, Falcao'yu Porto'dan transfer eden Atletico Madrid değil de bizdik. O dönem için ayarı bu. Jardel'in Porto'da gol rekorları kırdı, Şampiyonlar Ligi'nde yürüdüğü günler. Bizde de yürüdü gerçi. Süper Kupa'yı kazandıran ve Şampiyonlar Ligi'nde attığı goller. Ligin ilk yarısında forma giydiği 15 maçta 18 gol. Ligin 2. yarısında yaşadığı sakatlıklar ve sorunlar olmasa tarihin en rahat gol krallarından biri de olurmuş. 

Ritüel #9; Zübeyde Özcan


Ritüel serisinde 9. bölüme geldik. Konsept kuşaktan kuşağa olacak, bu yüzden genç arkadaşlarımı da ağırlayacağım. Genç kesimde de kalemini, futbol aklını beğendiğim birçok isim var. Zübeyde Özcan (@zubeydeozcann) da blog konusunda sık sık konuk aldığım, değerli görüşlerini bizlerden esirgemeyen arkadaşlarımdan. Onunla biraz daha yakın nostalji yaptık diyelim. Bu yaş grubunda birçok takipçimiz var, onlar adına da keyifli olacak.

SC transfer 2020 #4; Nampalys Mendy


Avrupa futbolunda her şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin. Piyasa çıldırmış, birkaç yıl önce hayal dahi edilemeyecek paralar bize normal gelmeye başlamıştı. En büyükler dahi önünü göremiyor, haliyle de transfer dönemindeki piyasa ne ölçüde şekillenir bilinmez. Liglerin başlama tarihini geçtim, başlayacak mı o bile kesin değil. Sıkıştırılmış ligde dahi transfer tablosu beklenmedik sürprizlere gebe olabilir.

24 Mart 2020 Salı

Gomis'in ayrılığı, Galatasaray'da bitmek bilmeyecek konulardan biri


Galatasaray'da bitmek bilmeyecek konulardan biri de Gomis'in ayrılığı. O kadar karmaşık bir süreç ki. Bir kesim var, istediği zam haksızdı diyor. Ben de buna katılıyorum. Diğer kesim var, istediğini verseydik de böyle garanti bir golcüyü kaybetmeseydik diyor. Yaşanan sürece bakınca da aslında haksız gibi görünmüyorlar. Şöyle bir durum var, o gün Gomis'e istediğini versen yarın herkes için aynı imtiyazı sağlamak durumunda kalabilirdin.

Emin Bayram'ın gelecek zamanını en iyi Fatih Hoca biliyor


Bu sezon doğru imkan henüz oluşmadı. Şans bulmasını beklediğim gençlerin başında geliyor. Doğru imkanın oluşmaması da içinde bulunduğumuz yarış yüzündendi. Yapılabilecek bir hatanın "genç futbolcunun tüm öz güvenini" yerle bir edeceği günleri yaşıyorduk. Daha önce bunun benzer örneklerini gördük, burası Türkiye ve Galatasaray. Doğru zamanı bekliyorduk. O zaman da yaz dönemindeki kampta gelecekti.

Saracchi tarzında bir de yerli alternatifimiz olacak


Kafa dağıtmak gerekiyor. Yoksa her şey üstüme üstüme geliyor. "Böyle bir günde yazılır mı" diye söyleyenler olacaktır, her zaman da oldu. Şu giriş onlara gelsin. Kendimi anlatmaktan bıktım, 11 yıl oldu ama değişen bir şey yok. Zaman geçsin diye yazıyoruz bir şeyler. Emre Taşdemir'in durumu da soruluyordu, konuşalım. Kayserispor'a kiralandığından bu yana sadece 1 maçta forma giymedi. 6 tane 90 dakikası var, 1'inde de 70 dakika sahada kalmış.

23 Mart 2020 Pazartesi

Fatih Hoca en kısa zamanda ayağa kalkacak ve bir nerede kalmıştık daha diyecek


Alınabilecek en kötü haberlerden biri olsa da en güçlü ve kısa zamanda döneceğinden eminiz. Fatih Hoca'nın çok daha sıkıntılı süreçlerden döndüğünü gördük. Yaşı ne olursa olsun, hepimizden de dinç. Yeni bir "nerede kalmıştık" mesajı yazar ve inandığımız tüm değerler adına savaşmaya devam ederiz. Hoca bir iyileşsin de, elbette soracağımız hesaplar var. İlk günden bu yana korktuğumuz buydu işte. Fatih Hoca bunun savaşını herkesten çok verdi.

Elinle gol atmaya çalışırsın da, bu kadar bariz smaç mı vurulur?


Nostalji denilince aklıma ilk olarak gelen birkaç isim var. Bu isimler de genellikle çok iddialı olmaz. İyi ve hayal kırıklığı anlamında düşünürüm. O listede de Berkant Göktan'ın hatırı sayılır bir yeri olur. Dün Twitter'da yediği bir kırmızı kartı görünce kendisini hatırlatayım dedim. İnanılmaz bir şey çünkü. Elinle gol atmaya çalışırsın da, bu kadar bariz smaç mı vurulur? İlk yarı üstelik, sarı kartın da var. Berkant Göktan'dan neden olmadığı üzerine en güzel anlardan biri. 

Öyle bir süreçti ki, ilk adı çıktığında karşı olanlar dahi bu transferi ister olmuştu


Bugünlerde futbolla alakalı yeni konu bulmak zor. Tam da böyle bir anda, Falcao'nun Beinsports'a vermiş olduğu röportaj imdada yetişti. Özellikle de Galatasaray'a transfer süreciyle alakalı konuşmuş. Transfer olayı aylar olsa da hala o noktadayız. Çok büyük olaydı çünkü. Aylar sürdü, geldi / gelmedi üzerine çokça kez konuştuk ve son gün de olsa nihayete erdi. Öyle bir süreçti ki, ilk adı çıktığında karşı olanlar dahi bu transferi ister olmuştu.

22 Mart 2020 Pazar

Ritüel #8; Yakup Çınar


Ritüel'in 8. serisindeki konuğumuz Yakup Çınar (@yakupcinar). Spor medyasından tanıyanlarımız tanıyor da, Fanatik Gazetesi'nde görev aldığı zamandan bu yana da özel haberleri ve röportajlarıyla işinin hakkını sonuna kadar veren isimlerin başında geliyor. Güzel de bir Galatasaraylı. Bizleri kırmayıp, kabul ettiği için çok teşekkür ediyorum. 

SoruYorum #2; Seri yerine alternatifi olarak kimi düşünürüz?


SoruYorum'un 2. kısmını bu kadar erken yapmayı düşünmesem de, ilk kısmın altına çok güzel sorular geldi. Bu sefer Twitter değil de bloga gelen sorular üzerinden devam edelim. Seri, Avrupa özlemi ve yılların çözülemez konusu olan üyelik durumu. Sorusu olanlar yorum kısmına veya Twitter'da bu post'un altına yazabilir. Üzerine konuşur, birlikte yorumlarız. Başlayalım..

Muslera transfer edilene kadar ki süreç kara delik edasında


Mondragon'u konuştuk, sonrasını da konuşalım. Muslera transfer edilene kadar ki süreç "kara delik" edasında. Yerlisi, yabancısı birçok isim denemiş ve hepsini öğütmüştük. Galatasaray'da kaleci olmak zor. Son yıllarda öyle istikrarlı ve iyi 3 isim vardı ki beklentimiz de yükseldi. Yerli bulamıyoruz, orası kesin. Ne alttan yetişiyor, ne de aldığımız isim tutuyor. Sabrımız ve kültürümüz o konuda yok. Fenerbahçe'de son yıllarda başarılı yabancı kaleci hatırlamayız, Galatasaray'da ise yerli.

21 Mart 2020 Cumartesi

Diagne ile alakalı her gün yeni bir iddia okuyoruz, okumaya da devam ederiz


Diagne ile alakalı her gün yeni bir iddia okuyoruz, okumaya da devam ederiz. Belçika Basını onun için çeşitli transfer iddialarını dile getirmiş. İngiltere ve Fransa'dan talipleri olabileceği söyleniyor. Bir ihtimal olarak da Galatasaray'da kalmasını yazmışlar. Tabii bu bir iddia değil. Yapacak bir şey yoksa tutarsın, katkı almaya çalışırsın. Club Brugge'nin yapmış olduğunu yapabilme lüksü sende yok. Hatta kadro dışı kaldığı her gün için büyük eksi yazdın.

SoruYorum #1; Galatasaray'ı yaz aylarında transferde neler bekliyor?


Soru / cevapları genellikle Twitter üzerinden yapıyordum. Şimdi biraz daha kapsamı genişleteyim ve sorulara daha net cevaplar vereyim dedim. Her bölümde birkaç soruya cevap vermeye çalışacağım. 2. bölüm adına sorusu olanlar da yorum kısmına yazabilir. Transfer, yaz dönemi ve Fatih Hoca sonrasına yönelik 3 güzel soru var. İlgilenen ve soru soran arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Başlayalım bakalım.

20 Mart 2020 Cuma

Ritüel #7; Tansu Gürsel


Benim için çok değerli bir isim. Sektörün içinde değilim, daha çok kendi halimde devam ediyorum. Yine de futbol medyası sektörü diye adlandırdığımız yer içinde çok sevdiğim insanlar var. Tansu Gürsel de (@tansugursel) ağabey olarak kabul ettiğim insanların başında geliyor. Sağ olsun beni de, özellikle blog için ne zaman rahatsız etsem geri çevirmedi. Ritüel konseptinin 7. bölümünü de ona ayırmak istedim.

Günümüzde Muslera bu tip konularda "yargı dağıtıyor olsa da" ondan öncesi de var işte


Son zamanlarda Mondragon'u da sık anar olduk. Anılmayacak gibi de değil. 6 sezonluk büyük bir istikrardan bahsediyoruz. Günümüzde Muslera bu tip konularda "yargı dağıtıyor olsa da" ondan öncesi de var işte. Mondragon da Galatasaray tarihinde önemli yer tutan kalecilerde. 2000'li yıllara damgasını vurdu desek yeridir. Onu takımda tutma süreçleri de oldukça zordu. Bonservisinin alınması da dahil olmak üzere, neredeyse her sezon başında istediği zamlarla.

SC transfer 2020 #3; Giacomo Bonaventura


Ara ara adı Galatasaray'la anıldığı için yazıyorum. Bazı noktalarda konuşulan "kriterlere" uymuyor yoksa. Futbolcuların geçmişine değil de, geleceğine yatırım yapmalıyız söylemi önemli. Mali anlamda geri dönüşü olabilecek isimlerin peşine düşmeliyiz. Bu durum elbette "tecrübeli" futbolcular almayalım anlamında değil. İş biraz da maliyet meselesi. Futbolcunun her ne kadar sözleşmesi sezon sonunda bitiyor olsa da, yıllık ve imza ücreti noktasında rakamlar yüksek olur.

19 Mart 2020 Perşembe

Birkaç ay önce düşündüklerimiz ile bugün arasında büyük fark var


Günceli konuşmak, şu günlerde çok da anlamlı değil. Yine de bazı haberler üzerine yorum yapalım. Çıkan bir haberde de Linnes / Şener Özbayraklı'yla sezon sonunda yolların ayrılacağı, Mariano'nun yükselen performansı neticesinde 1 yıllık daha sözleşme uzatacağı ve alternatif olarak da Nazım Sangare'nin düşünüldüğü yazılmış. Sağ bek konusu oldukça dalgalı. Birkaç ay önce düşündüklerimiz ile bugün arasında büyük fark var.

Şampiyonluğun son haftalarındaki kritik deplasmanların aranan forveti


Parasızlığın gözü kör olsun dediğimiz yıllar. 2001 / 2002 sezonunda da bu parasızlığı en şiddetli şekilde yaşamıştık. İşin kötüsü de "bonservis" noktasında ciddi rakamlar kazandırabilecek isimlerin sezon başında biten sözleşmeleri neticesinde "bedava" ayrılması. Bunun yanında Hagi, Popescu ve Taffarel gibi yabancılar da ayrılınca çok büyük bir değişim yaşandı. Ümit Davala'nın Milan'a transferi olmasa maddi anlamda iyice topun ağzına gelirmişiz. O noktada da Fatih Hoca sağ olsun.

Sert tedbirler almak için beklemeye gerek yok, işin gittiği yer belli #evdekal


Ülke olarak iyiye gitmiyoruz. Açıklanan tedbirlere bakıyorum da, sosyal hayatla alakalı bir şey göremedim. Maçların ertelenmesini geçtim, sokağa çıkma yasağını konuşmamız gerekiyor. Olacakları az çok herkes görüyor. Yaşandı çünkü, acı tecrübe eden ülkeler burnumuzun dibinde. Peki biz sert tedbirler adına neden çok daha yüksek sayıdaki hasta sayısını bekliyoruz ki. Her gün hasta sayısı 2'ye katlıyor, maalesef vefat eden vatandaşlarımız var. Allah'tan sabır diliyorum.

18 Mart 2020 Çarşamba

Böyle bir ortamda sezonun en kısır haftasını yaşamaktan daha doğal bir şey yok


Şartlar neticesinde, Süper Lig adına kısır bir haftaydı. Bu yüzden de mevcut geçen hafta üzerinden futbol konuşmak zor. Taraftar yok, herkesin aklı "korona" denen illette. Maçların ertelenmesi gerekirken, hala herkesi zorla sahaya atmaya devam ediyoruz. Böyle bir ortamda da sezonun en kısır haftasını yaşamaktan daha doğal bir şey yok. Kötü futbolu yorumlamak gerçekten zor. Sahaya çıkan her futbolcuya teşekkür etmemiz gerekiyor.

17 Mart 2020 Salı

Ritüel #6; Sinan Yılmaz


2 yıldır bu konseptin üzerinden geçmemişiz. #EvdeKal dediğimiz bu günler de konsepti yeniden canlandırmak için neden oldu diyelim. Bazen "yeri mi, sırası mı" gibi yorumlar alsam da evde ne yapabilirim? Zaten ortam yeterince karamsar. Kafa dağıtmak ve evde zaman geçirmek adına da yazmaya devam edeceğim. Ritüel konseptini de yeniden canlandırmak adına Sinan Yılmaz (@sinan_yilmazz) sağ olsun bizleri kırmadı. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Hadi başlayalım.

Galatasaray'ın son haftalardaki temel problemi "bitiricilik"


Galatasaray'ın son haftalardaki temel problemi "bitiricilik". Herkesin yazdığı, ısrarla üzerinde durduğu bir konu. Son 2 hafta alınan beraberliğin temel sebebi bu. Sivasspor ve Beşiktaş maçlarında Feghouli / Onyekuru ikilisinin kaçırdığı gollerle galibiyet kaçtı. Sivasspor maçınını müthiş oynamamıza rağmen ilk yarıdaki o görüntüde farkı açamamıştık. Beşiktaş karşısında ise belki görüntü kötüydü ama 2. yarıda bu ikilinin kaçırdığı net pozisyonlar var.

Şu yerleşim 4-3-3 değil de 3-5-2 gibi değil mi?


MatchStudy.com 'un Galatasaray - Beşiktaş maçı için paylaştığı istatistik üzerine konuşalım. Pas bağlantıları ve yerleşim konusunu önemsiyorum. Galatasaray'ın saha içi yerleşimine baktığımızda da Lemina'nın dönüşüyle birlikte oluşan kurguyu net şekilde görüyoruz. Stoperlerin arasına girerek orayı üçlüyor, bekler bir kanat işlevi görerek tüm odağını hücuma veriyor. Şu yerleşim 4-3-3 değil de 3-5-2 gibi değil mi?

16 Mart 2020 Pazartesi

Maalesef bu sezonun kronik sorunu olan oyuncu değişikliklerinin gecikmesi


Sivasspor maçında da Onyekuru sallanmıştı. Beşiktaş maçında ise belki de en kötü görüntüsünü izledik. Onyekuru'yu kullanamayınca da Galatasaray hücumunun belki de en güçlü yanı eksilmiş oluyor. Onyekuru'nun sahada olması dahi bir tehdit desek de, şu etkisizliğiyle hücum noktasında bizi eksik bıraktığını söylemeliyiz. 4-3-3'e geçişin ardından bir anda yükselmişti ve özellikle Fenerbahçe deplasmanı zirvesini görmüştü. Bugün o etkide değil.

Ömer Bayram'ın sezon genelindeki etkisini böyle anlarda unutabiliyoruz


Bu konuda benim de yanılgım var. Beşiktaş maçı özelinde Belhanda'nın doğru bir tercih olabileceğine inandım. Bunu da Ömer Bayram'ın son haftalardaki pas aksiyonunda sallanmasına bağlamıştım. Daha doğrusu böyle bir hamle bekliyordum diyeyim. Ömer Bayram'ın sezon genelindeki etkisini böyle anlarda unutabiliyoruz. Bu saatten sonra da Ömer Bayram'dan vazgeçilmeyecektir. Vazgeçilmemesi de gerekir.

Fatih Terim'i sadece Galatasaray'ın teknik direktörü olarak görmeyin


İlk andan itibaren "ertelemeyle" alakalı gerekenleri yazdık. Biraz olsun derdi sağlık olan herkes de böyle söyledi. Saat 21 sonrası da herkesin erteleme noktasına geleceğini yine yazmıştım. Görüyorum ki maç sonrası "erteleme" diyenlerin sesi yükselmiş. Dertleri sağlık değildi, sürekli yazıyorum. Şu an dahi "gereken önlemler alındı" yazılıyor. Avrupa denedi ve olmadı. Sonrasında da erteleme yoluna gittiler. Biz de bu yola gireceğiz ama çöpe attığımız 1 haftayı izledik.

15 Mart 2020 Pazar

Galatasaray 0-0 Beşiktaş, Belhanda'yla çöpe attığımız bir 45 dakika


Şu ortamda futbol konuşmak gerçekten de "abes". Ne konuşacağız ki, ne yorumlayalım. Kim kafasını gerçek anlamda sahaya verebilir ya da kim izlediğinden ne anladı? Liglerin bu hafta erteleneceğini de hep birlikte izleyeceğiz. Maç öncesi de yazdık, hala aynı yerdeyiz. Aklıselim herkes de "ertelenmeli" diyecektir de. Şampiyonluğun belki de en kritik haftası bu ihmal yüzünden hiç oynanmamış gibi yapıldı.

Yerli De Bruyne yorumları boşa değil


Mert Hakan Yandaş ve Emre Kılınç hakkında yaratılmaya çalışan algının farkındaydık. Bloga da bu konuda bir şeyler yazmıştım. Aylardır konuşulan şeyleri sanki yeni bir habermiş gibi bu maç öncesinde ortaya çıkarmaya çalıştılar. Sonra da "futbolcuların aklı karıştırılıyor" üzerinden yaygara koparmaya çalıştılar. Aklı olan bu algıya kapılmadı zaten. Bu futbolcular da maçta gösterdikleri performansla en net cevabı verdiler.

Fatih Hoca'nın derbilerde bu tarz sürpriz hareketlerine alışığız


Fatih Hoca'nın derbilerde bu tarz sürpriz hareketlerine alışığız. Beşiktaş karşısında da Ömer Bayram yerine Belhanda oynayacak gibi görünüyor. Bu tercihin mantığını da az çok anlıyorum. Ömer Bayram'ın Sivasspor deplasmanında özellikle pas aksiyonunda sallanması ve basit hataları bu tercihte etkili olmuş olabilir. O maçta topu öne taşıma noktasında Ömer Bayram oldukça sallanmıştı. Beşiktaş karşısında anlaşılan o ki amansız topa sahip olma düşüncesi var.

14 Mart 2020 Cumartesi

Falcao'nun Onyekuru'ya boşaltacağı alan büyük nimet olacak


Erteleme taraftarıyım, ilk günden bu yana yazdığım gibi. Ertelemenin geleceğine de inanıyorum. Bu hafta sonunda yaşayacağız bunu. Galatasaray - Beşiktaş maçının da seyircisiz oynatılması kadar saçma bir durum yok. Önlem değil bunun adı. Bir işe yaramadığını da Avrupa'da gördük. Şu an neredeyse tüm ligler ertelenmiş durumda. Şu an "erteleme" diyen bir tek bizleri görüyorum. Eminim ki derbi sonrası saat 21 civarı erteleme isteği biraz daha geniş çevreye yayılır.

SC transfer 2020 #1; Jemerson


Sezon sonu sözleşmesi biten futbolcuları konuşmamız bir blog geleneğidir. Çok transfer konuşulacak ortam olmasa da oyalanmak adına konuşalım derim. Galatasaray'a gelebileceğini düşündüğüm, en azından daha makul gördüğüm "sezon sonunda sözleşmesi bitecek" futbolcuları yazmaya çalışacağım. Tabii bu yazılar içinde "herkesi mi izledin" gibi sorular yine gelecek. Ligi, futbolcuyu bilen, bu konuda iş yapan arkadaşlarımın katkılarını fazlasıyla alıyorum.

Bugüne bakınca şartlar öyle değişti ki, en güvenilir yerlerinden biri Çin oldu


Çin, koronavirüs etkisini en derinden hissediyorken o ligde forma giyen çoğu futbolcu Avrupa'ya kaçtı. Çin Hükümeti, o futbolculara serbest kalma hakki dahi tanımıştı. O gün için doğal bir gelişme, Çin öyle bir durumdaydı ki işin sonunu göremiyordu. Herkes kaçarken, Dzemaili'nin Çin Ligi'ne transferi ise "her şey para mı" dedirtmişti. Bu transfer açıklandığında tarih 31 Ocak'tı ve Avrupa'da bu denli bir tehlike yoktu. Dzemaili'nin de Bologna'dan Çin'e gittiğinin altını çizelim.
 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir